Almanya’da okula devam zorunludur. Ancak okul, tüm çocuklar için öğrenmenin doğru yeri değildir. Okula gitmeyi reddetmeleri tembellik belirtisi değildir; çoğu zaman altta yatan ciddi sorunlar vardır. Bu çocuklar öğrenmek isteseler de, ne devlet ne de özel okullar onlara doğru ortamı sağlayamaz. Evde eğitim veya okulsuz eğitim gibi alternatif yaklaşımlar mevcuttur. Ancak zorunlu okul devamı bunun önünde bir engel teşkil etmektedir. Avukat István Cocron, “Bu nedenle, çocukların alternatif veya okulsuz eğitim yöntemleriyle öğrenmelerini sağlayacak yollar bulunmalıdır” diyor.
Okuldan kaçınma veya okula gitmeyi reddetme, tüm sosyal sınıfları kapsayan bir sorundur. Hastalık, zorbalık veya ruh sağlığı sorunları gibi çeşitli nedenler buna sebep olabilir. Bu nedenle, okula gitmeyi reddedenlere yeni bir şans verilerek okula geri dönmeleri ve mezun olmaları için sıklıkla yollar aranmaktadır. Ancak bu yaklaşım, okula gitmeyi reddeden herkesin işine yaramaz. Evde eğitim gören öğrenciler olarak, devlet ve özel okullardan farklı bir yola ihtiyaç duyuyorlar.
Okulsuz eğitim kavramının tam olarak neyi kapsadığı konusunda görüşler farklılık göstermektedir. Bazıları, ebeveynlerin büyük ölçüde okulların yerini aldığını ve çocuklarını evde eğittiğini düşünüyor. Andere verfolgen einen radikaleren Ansatz, in dem die Lehrinhalte vollkommen freigegeben sind. Pratikte, evde eğitim genellikle bu iki uç nokta arasında bir yerde konumlanır. Çocuklara yüksek düzeyde eğitim sağlamanın hedef olması önemlidir.
Diğer birçok Avrupa ülkesinin aksine, Almanya’da zorunlu eğitim yerine zorunlu okul eğitimi vardır. Zorunlu eğitim bilgi edinmeyi zorunlu kılarken, bilginin türünü ve biçimini belirlemez; Almanya’da ise durum farklıdır. Burada okulların eğitimsel bir görevi var ve okula devam zorunludur. Almanya’nın bazı eyaletlerinde, zorunlu okul devamsızlığı suç bile sayılabilir.
Çocukların başka ülkelerde evde eğitim görmelerini sağlamak için göç ettirmek nadiren iyi bir çözümdür. Bunun yerine, etkilenen çocukların Almanya’da evde eğitim görmelerini sağlamak için çaba gösterilmelidir. Avukat Cocron, “Bu genellikle gençlik refahı daireleri ve aile mahkemeleriyle sinir bozucu müzakereler ve görüşmeler gerektirir. Ancak buna değer, çünkü çocuğun refahı her zaman en büyük öncelik olmalıdır” diyor.
Gençlik hizmetleri ofisleri ve/veya aile mahkemeleriyle yapılacak görüşmeler her zaman iyi hazırlanmış olmalıdır. Durumun duygusal doğasının yanı sıra, uzman hukuki destek de şarttır. Avukat Cocron, “Zorunlu okul devamına rağmen, bağımsız öğrenmeyi kolaylaştırmak için zorunlu okul devamına karşı hukuki argümanlar mevcuttur” diyor. İstisnai durumlarda, zorunlu eğitimden muafiyet de mümkün olabilir. Ancak bu durum, federal eyaletlerde farklı şekilde düzenlenmektedir.
Okula devam zorunluluğu resmi olarak emredilmiş ve para cezasıyla ilişkilendirilmişse veya çocuğun okula gitmeyi reddetmesi nedeniyle para cezası verilmişse, yasal temsil de önerilir.
Avukat Cocron, zorunlu eğitimle ilgili aklınıza takılan her türlü soruyu yanıtlamak için hazırdır.
Daha fazla bilgi: https://ra-cocron.de/














